Haber Ekonomi


Haberler > Akaryakıt Başlıkları

SOCAR Başkanı Rövnag Abdullayev: Azerbaycan gazının Avrupa’ya taşınmasında lokomotif rol üstlenmek istiyoruz

Güncelleme :05.12.2013

 Azerbaycan’ın Avrupa’nın itibarlı gaz techizatçisi rolünü oynamaya hazır olduğunu söyleyen Rövnag Abdullayev, Azerbaycan’ın geniş gaz imkanları, “Güney koridoru”nun oluşturulması yönünde elde ettiğimiz ilerleme göstermektedir ki, Avrupa pazarlarına getireceğimiz alternatif kaynaklar gelecekte İtalya, Arnavutluk ve Yunanistan pazarlarının sınırlarını aşacak dedi.

      Hazar Forumu 2013 İstanbul konferansında bir konuşma yapan SOCAR Başkanı Rövnag Abdullayev, enerji güvenliği alanında Azerbaycan’la Avrupa Birliği arasında karşılıklı ilişkilerin temelini ‘Güney Gaz Koridoru’ projesinin oluşturduğunu söyledi. SOCAR Azerbaycan gazının Gürcistan ve Türkiye vasıtasıyla Avrupanın iç pazarlarına taşınmasında lokomotif rol üstlenmeyi planlamaktadır diyen SOCAR Başkanı Rövnag Abdullayev yaptığı konuşmada şu bilgilere yer verdi: 

      Enerji güvenliği alanında Azerbaycan’la Avrupa Birliği arasında karşılıklı ilişkilerin temelini ‘Güney Gaz Koridoru’ projesi oluşturmaktadır. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ve Avrupa Komisyonu Başkanı Sayın Manuel Barroso’nun Ocak 2011’de Baküdeki görüşmeleri ve enerji sektöründe Stratejik İşbirliğine dair Ortak Deklorasyonu’nun kabul edilmesi Avrupa’da gelecek nesillere hizmet edecek “Güney gaz koridoru”nun yapımına yöneldilmiş stratejinin hayata geçirilmesinde başlangıç için temel olmuştur. 

Azerbaycan her zaman bu projeni desteklemiş, onu Avrupa’nın enerji haritasını değişecek ve Azerbaycan’ın, aynı zamanda bölge devletlerinin ekonomik işbirliğinden yararlanması için ilave imkanlar açacak bir proje olarak yüksek değerlendirmiştir. Avrupa ile 5 sene boyunca yürütülmüş yoğun görüşmeler bu yılın Haziran ayında Avrupa doğal gaz kemeri rotasının seçilmesi ve açıklanması, Eylül ayında ise “Şahdeniz” konsorsiumu ile Avrupa’nın gaz alıcıları arasında anlaşmaların imzalanması ile sonuçlanmıştır. 

       Elde ettiğimiz bu başarılar Azerbaycan’ın Avrupa’nın itibarlı gaz techizatçısı rolünü oynamaya hazır olduğunu bir daha göstermektedir.

İlk aşamada Azerbaycan gazının taşınması “Şahdeniz” gaz-kondensat yatağının işlenilmesinin ikinci fazının gerçekleştirilmesi çerçevesinde planlanmaktadır. Halihazırda biz ortaklarımızla birlikte bu projenin tam olarak hayata geçirilmesi programının başlaması için son  hazırlık işlerini gerçekleştirmekteyiz. 

“Faz-2” çerçevesinde bu alandan ilave yıllık gaz üretimi minimum 16 milyar metreküp olmalıdır. 

      Mevcut plana uygun olarak, ilk aşamada biz Avrupa tüketicilerine yılda 10 milyar metreküp doğal gaz tedarik edeceğiz. 

Planların başarıyla hayata geçmesi ile  Azerbaycan “Şahdeniz” gazının ilk bölümünü 2018 senesinde Türkiye’ye, 2019’da ise Avrupa’ya ulaştıra bilecek. Alıcılarla mutabakata varıldığı gibi, gaz TAP- Transadriatik boru kemeri vasıtasıyla İtalya, Arnavutluk ve Yunanistana taşınacak. 

SOCAR Azerbaycan gazının Gürcistan ve Türkiye vasıtasıyla Avrupanın iç pazarlarına taşınmasında lokomotif rol üstlenmeyi planlamaktadır. 

Bu, Türkiye ve Avrupa için alternatif teçhizat kaynağı yaratacak, bölge ve Avrupa pazarlarında rekabeti artıracak. 

Şu anda yoğun şekilde yapılan işlerin amacı yakın tarihte projenin son yatırım kararının alınarak 2014 senesinden itibaren teknik işlere başlamaktır. Tüm bunlar sadece “Şahdeniz-2” gazına ait planlardır. “Güney gaz koridoru”nun açılması ile bağlı planlarımız bununla bitmir. Biz “Şahdeniz-2” sahasından üretilecek gazın taşınmasını bu zincirin yalnız birinci halkası olarak görmekteyiz. 

       “Şahdeniz” konsorsiyumunun Güney-Doğu Avrupa ülkelerine gaz taşıyacak diğer kemer projeleri ile çalışmak planları bu açıdan çok olumludur. 

Bu çerçevede konsorsiyum Avrupa Komisyonu ile beraber Bulgaristana gaz taşınmasının alternatif seçenekleri üzerinde çalışmaktadır. Azerbaycan zengin gaz kaynaklarına sahiptir. Bizim 3 trilyon metreküpten fazla ispatlanmış gaz rezervlerimiz var. Eğer mevcut  imkanları dikkate alsak, “ikinci gaz dalgasını” bugün de apaçık görmemiz mümkün. 

     Azerbaycan’ın hayata geçirdiği arama ve üretim stratejisi bulunmuş sahaların, aynı zamanda ülkemizin gaz potensiyalini daha da artıracak bir kaç arama projesinin işlenilmesini hedeflemektedir. 

     Bu günkü ortaklık ilişkilerimiz diğer Avrupa pazarlarına da  Azerbaycan’ın işlenilmekte olan böyük gaz kaynaklarını taşımak için özel imkanlar vaad edir. Ben bu çerçevede işlenilmesi planlanan “Şahdeniz 2”, yeni bulunmuş “Abşeron” ve “Ümit” sahalarını, “Azeri-Çıraq-Güneşli” sahaları blokundaki “dip qaz” rezervlerini, oldukça perspektifli “Şefeg-Asiman”, “Babek” ve başka sahaları belirtmek isterim. Eminlikle söylemek mümkün ki, Azerbaycan’ın toplam ihraç potansiyeli 2025 yılına kadar minimum 40-50 milyar metreküp gaz hacmine ulaştırılacak. Fikrimizce bu gazın büyük bölümü Avrupa pazarına taşına bilir. Tabii ki, böyle büyük hacimlerin taşınması için doğal gazın  Azerbaycan’dan Avrupaya güvenli taşınmasını temin etmek iktidarında olan ve tranzit kabiliyetinin artırılması potansiyeline sahip uygun gaz-tranzit  altyapısı lazımdır. Kanaatimizce, böyle bir sistem 3 bölüm şeklinde olmalı. Birinci bölüm rolünü şu anda “Şahdeniz-1” çerçevesinde üretilen gazın Gürcistan ve Türkiye’ye taşınmasını hayata geçiren  Güney Kafkaz gaz boru kemeri oynayacaktır. Bu kemer öz işlekliğini artık ispat etmiştir ve biz onun hacminin artırılması için çalışmaktayız. 

İkinci önemli ve birleştirici bölüm olarak biz TANAP – Trans-Anadolu boru kemeri projesini gerçekleştireceğiz. Bu kemerin inşası Azerbaycan ve Türkiye’nin enerji güvenliği ve ihraç potansiyelinin artırılmasını temin edecektir. Bu yeni gaz boru kemerinin inşa olunması 2 ülkenin ortak girişimidir ve bununla ilgili tüm hukuki prosedürler artık sonuçlandırılmıştır. 

     SOCAR’ın operatörlüğü ile BOTAŞ ve TPAO şirketlerinden oluşan konsorsiyum yaratılmışdır. “Şahdeniz” ortaklarının bu konsorsiyuma katılması gündemdedir. 

TANAP’ın tranzit kabiliyeti ilk aşamada 16 milyar  metreküp olacaktır. Sonradan bunun 30 milyar metreküpe kadar artırılması imkanları da dikkate alınacaktır. Kemerin inşasına 2014 senesinde başlanılacak. Projenin gerçekleştirilmesinde Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev ve Türkiye Baş bakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan büyük siyasi irade göstermişlerdir.

     Gelecekte bu kemer sadece Azerbaycan doğal gazını değil, aynı zamanda Orta Asya, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz gazını da tranzit yolu ile “Güney qaz koridoru” çerçevesinde Avrupa’ya taşıma potansiyelina sahiptir. Fikrimizce, “Güney gaz koridoru” aşamalı biçimde hayata geçirilecek ve onun birleştirici esasını TANAP oluşturacak: ilk aşamada Azerbaycan gazı, ikinci aşamada ise Hazar denizi ve diğer Doğu ülkelerinde üretilen gaz bu kemer vasıtasıyla taşınacak. Üçüncü bölüm ise TAP gaz boru kemeridir. 

     Azerbaycan’ın geniş gaz imkanları, “Güney koridoru”nun oluşturulması yönünde elde ettiğimiz ilerleme göstermektedir ki, Avrupa pazarlarına getireceğimiz alternatif kaynaklar gelecekte İtalya, Arnavutluk ve Yunanistan pazarlarının sınırlarını aşacak.  Yakın gelecekte yeni teçhizat kaynaklarının “Güney gaz koridoru” vasıtasıyla Avrupa pazarlarına aktarılması için TAP-ın potansiyel genişlenmesi, aynı zamanda Bulgaristan, Romanya ve Macaristan arazisinden Avusturyaya doğru ikinci bir rotanın açılması ile Avrupaya gaz ihraç hacmi  artacaktır. 

Gaz boru kemerleri istikametlerinin geliştirilmesi planları gelecek artımın temelini oluşturmaktadır ve bu sürecin gidişinde Avrupa Komisyoninun gösterdiği yardım çok değerlidir. Enerji güvenliği ve tranzit istikametlerinin artırılmasının bir birine bağlandığı bir zamanda elde olunmuş anlaşmaların hayata geçirilmesi ve yeni sonuçlara ulaşmak çok önemlidir.

     Ayrıca belirtmek isterim ki, 45 milyar dolar hacminde değerlendirilen bu projenin yüzde 40’ı bu üç boru hatları sisteminin inşasında kullanılacak.

Bu da doğal olarak boru hatlarının geçdiği ülkelerde yerli firmaların inşaata dahil edilmeleri, yerli iş gücünden yararlanma vasıtası ile global krizin ciddi tesir gösterdiği Güney-Doğu Avrupa ülkelerinin ekonomilerinde ciddi bir canlanma yaranacağı demektir. Aynı zamanda, doğal gaz pazarında yaranacak rekabet ekonomik büyümenin esasını teşkil eden enerji fiyatlarına da müsbet tesir edecektir.

  Konuşmamı Sayın Cumhurbaşkanımız İlham Aliyev’in sözlerinden alıntı yaparak bitirmek istiyorum: “Enerji güvenliği konuları bu gün dünya gündeminde yer alan en önemli konulardan biridir. Azerbaycan ortaklarımızın enerji güvenliğinin temin edilmesi için kendi üzerine düşen sorumluluklarını sırasıyla ve büyük bir irade ile gerçekleştirmektedir. 

Şu anda tüketiciler, tranzit ülkeler ve üreticiler arasında yaranan işbirliği olumlu sonuçlara vesile olacaktır. Çünkü biz ancak bu üç tarafın karşılıklı çalışmasıyla başarılı olabiliriz.

Bu haber 2553 kere okunmuştur.
En Son Eklenen Başlıklar
Brisa, Otopratik markalı yedek parça ürün gamını genişletti, yerli ve yeni ürünlerini pazara sundu... 19.09.2020
LPG’li araçların kapalı otoparklara girebilmesi için neler gerekli?... 19.09.2020
OPET, ‘Çalışan Mutluluğu’ Çalışmaları ile Uluslararası Ödülleri Topladı... 18.09.2020
WRC Türkiye Rallisi’nde Bc Vision Motorsport’un Enerjisi Aytemiz’den... 17.09.2020
2019 Yılının En Başarılı TIR Sürücüleri ve Tepe Yöneticileri Ödüllendirildi... 17.09.2020
“BP Enerji Görünümü 2020” Raporu dünya lansmanı gerçekleştirildi... 17.09.2020
SÜT-D Dünya Temizlik Günü Çağrısı: “Dijital Yaşamımızı Temizleyelim”... 17.09.2020
ZF Dönüşümü Hızlandırıyor, Kaynak Kullanımını Pazarın Yeni Durumuna Göre Ayarlayıp, Geleceğe Yatırım Yapıyor... 17.09.2020
Aygaz Dünyası’na Gümüş Ödül ... 17.09.2020


Copyright © 2015 - Tüm hakları saklıdır. EKONOMİ YAYINCILIK PAZR.SN.VE TİC.LTD.ŞTİ.